Önceki günkü
Bakanlar Kurulu toplantısında
ambargonun sınırlı tutulmasının ardından
Habur Sınır Kapısı'ndan geçişlerin yoğunlaştığı gözlendi. Sınırda uzun
araç kuyruğu oluşması, 'ambargodan önceki son hareketlilik' şeklinde nitelendiriliyor. Tedbirlerin
terör örgütünü ortadan kaldırmayı hedeflediğini aktaran hükümet kaynakları, diplomatik süreçlerden alınacak sonuçlara göre
yaptırımların içeriğinin genişletilebileceğini vurguluyor. Ambargonun seyri
Başbakan Tayyip Erdoğan'ın ABD ziyareti sonrasında netleşecek.
Bölge ekonomisinin en önemli gelir kaynağı Habur'un tamamen kapatılmaması ise sınır ticareti yapan vatandaşlar tarafından memnuniyetle karşılandı. İşadamı ve esnaflar
ağız birliği etmişçesine "Çözüm olacaksa
milli güvenlik için Habur kapatılsın. Ama bu seçenek iyi düşünülmeli." yorumunda bulunuyor. Bölge insanı,
ekonomik ambargonun
Kuzey Iraklılardan ziyade,
Güneydoğuluları cezalandıracağı görüşünde. Dün sınırdan geçiş yapan şoförler geçişlerde problem yaşamadıklarını, aksine
bölgedeki araç trafiğinin daha da arttığını söyledi. Bölgede yıllardır şoförlük yapan Celal Güzel, "Irak'a mal götürüyorum. Şoförlükten kazandığım 500 milyonla geçimimi sağlıyorum. Ambargo olacağını duyunca üzüldüm. Ama hükümetin aldığı son karar en çok biz şoförleri sevindirdi." dedi.
Önceki günkü Bakanlar Kurulu'nda alınan ambargo kararının tedrici olarak uygulanacağı belirtiliyor. İlk aşamada Irak ile ticaret tamamen durdurulmayacak. Öncelikli olarak sınır kapılarındaki güvenlik ve denetim
tedbirleri artırılacak. PKK'nın önemli gelir kalemleri arasında yer alan sigara ve akaryakıt kaçakçılığını önlemek için denetimler artırılacak. Habur'dan yapılacak araç geçişleri yavaşlatılacak.
Türkiye'nin sadece kaçak sigaradan kaybı 2,5 milyar doları buluyor. Düşünülen bir diğer tedbir ise Irak'a verilen elektrikte kesintiye gidilmesi.
Kuzey Irak'a yönelik ekonomik müeyyideler kararını değerlendiren
AK Parti Ekonomi İşleri Genel Başkan Yardımcısı
Şaban Dişli, birinci planda Türkiye'nin güvenliği olduğunu, hesaplı davranmak gerektiğini belirtiyor. Dişli, Bakanlar Kurulu'ndan çıkan yaptırım kararını değerlendirirken, Habur'a yönelik denetim ve güvenliğin artırılarak geçici tedbir alınabileceğini kaydetti. Dişli, asıl tedbirin ve alınacak önlemlerin Başbakan Erdoğan'ın ABD ziyareti sonrasında netleşebileceğini dile getirdi.
Hazine'den sorumlu
Devlet Bakanı Mehmet Şimşek, konuyu, "İş milli güvenliğe gelince ekonomiye dair kaygılar telafi edilir." sözleriyle değerlendirdi. Sıcak paranın kaçacağına yönelik eleştirilere katılmayan Şimşek, "Yabancı yatırımcılar Türkiye'de 33 milyar YTL'lik Hazine bonosu almışlar. Buna karşılık 70 milyar dolarlık
rezerv var. Bazı iniş çıkışlar olabilir. Ancak Türkiye ekonomisi bu tarz şeyleri rahatlıkla kaldırır." şeklinde konuştu.
Bakanlar Kurulu'nun yaptırım kararını açıklamasının ardından Irak sınırındaki Habur Sınır Kapısı'nda dün hareketli saatler yaşandı. Sınırda araç kuyrukları oluşurken, bölge halkı müeyyidenin sınırlı tutulacağı açıklamasını sevinçle karşıladı.
Cizre Sanayi ve
Ticaret Odası Başkanı Adnan Elçi, ambargo seçeneğinin çözüm getireceğine inanmıyor. Çözüm umuduyla daha önce de Habur'un kapatıldığını hatırlatan Elçi, çözüm bir yana, sorunun daha da derinleştiğini, buna işsizliğin de eklendiğini ifade eti. Cizre Genç İşadamları Derneği Başkanı
İhsan Edil de Habur'un bölge ekonomisinin can damarı olduğunu vurguluyor. Bölgedeki iş kapılarının azlığına dikkat çeken Edil, "Varımız yoğumuz Habur'dur. Kapatılma Irak'a değil, bölgeye bir yaptırım olacak. Yaklaşık 3 milyon dolar milli kayıp olacak." ifadelerini kullanıyor.
Bir seferin kârı 250 yeni lira
Şu anda sınır kapısında her şey normal. Habur
Gümrük Baş Müdürlüğü'nden alınan bilgilere göre, Ankara'dan kendilerine ulaşan herhangi bir emir yok. İşlemler rutin akışında devam ediyor. Sınır kapısının bitişiğindeki TIR parkı yetkilileri de giriş çıkışların daha önceki günlerdeki gibi devam ettiğini bildiriyor. Habur'dan günlük ortalama 900 büyük araç çıkışı var. 200-300 civarında da otomobil giriş-çıkış yapıyor. Binlerce kamyon da sınır kapısında her gün sıranın kendilerine gelmesini bekliyor. Her TIR ortalama bir hafta sırada bekliyor. Fakat 15-20 gün bekleyen de var. Bunlardan biri de Osman Mungan. Gidiş geliş süresinin bir ayı bulduğunu, buna karşılık eline kâr olarak 200-250 YTL geçtiğini anlatıyor. Yine de kapının kapanmasını istemediğini dile getirirken aslında kapının ne kadar önemli bir işlev gördüğünü ortaya koyuyor. "Güneydoğu
felç olur." diyen Mungan, neredeyse hurdaya çıkmış kamyonunu göstererek, "Bununla 20 nüfusa bakıyorum. İş yok, güç yok. Burası da kapanırsa ne yapacağımızı şaşırmış vaziyetteyiz." diye konuşuyor. Silopili kamyon şoförleri İsmail Sonluk ve
Eyüp Tayboğa kapının kendileri için önemini anlatırken, "Kapı kapanırsa ne yaparız bilmiyoruz." diyor. İşlerinin normal seyrinde devam ettiğini anlatan kamyon şoförü Hasan
Şahin de, giriş-çıkışların yavaşlatıldığı yönündeki haberlerin aksine trafiğin daha da arttığına dikkat çekiyor.
Türkiye, Suriye'den sonra Irak'ın en büyük ikinci tedarikçisi konumunda. Demir çelik,
şeker,
ayçiçeği,
bakliyat, un,
bisküvi, ayçiçeği yağı, elektrik, elektrikli
ürünler, elektrik makineler,
mobilya, otomotiv yan sanayi, plastik, tuz,
kablo, petrol, petrol yağları, inşaat malzemeleri, çimento ve
mermer başta olmak üzere birçok kalemde ihracat yapılıyor. Irak'tan şimdilerde
ithal edilen tek ürün ise Yumurtalık'tan geçen petrol
boru hattı. Geçen yıl 250 milyon YTL'lik ithalat yapıldı.
İhracatın yanı sıra Türk inşaat firmalarının yıllık 1,5-2 milyar dolarlık müteahhitlik hizmeti bulunuyor. Irak'ın 2006 yılı itibarıyla toplam ithalatı 23 milyar dolar. Irak'ın toplam ithalatının yüzde 20'den fazlasını Türkiye karşılıyor.
ZAMAN