Orgeneral Şener Eruygur'un ofisinden çıkan
belgeler, medya üzerinde oynanan oyunları gün yüzüne çıkardı. Eruygur'un
Jandarma Genel Komutanı olduğu dönemde kurum içinde kurulan CÇG, köşe yazarlarını gönderdiği binlerce
elektronik postayla etki altına almaya çalıştı. Makalesine tepki duyulan Gülay
Göktürk'e gönderilen
mektup sayısı ise tam 100 bin.
Orgeneral Şener Eruygur'un
Jandarma Genel Komutanlığı yaptığı dönemde kurulan
Cumhuriyet Çalışma Grubu'nun (CÇG) 19 Ocak 2004 tarihine ait devre raporu medyanın
Ergenekon tarafından etki altına alınmaya çalışıldığını gözler önüne seriyor. Ergenekon operasyonunun 6. dalgasında gözaltına alınan Şener Eruygur'un ofisinden çıkan raporda, yazılı, görsel ve internet medyasına yönelik planlar yer alıyor. 28 Şubat'ı hazırlayan Batı Çalışma Grubu'nun (BÇG) yerine kurulan CÇG'ye ait 2003-2004 yıllarını kapsayan faaliyetlerle ilgili hazırlanan slayt gösterisi şeklindeki raporda yürütülen faaliyetler hakkında bilgiler aktarılıyor.
Elektronik baskı
Çalışma raporu, CÇG'nin
afiş,
bildiri, reklam, web sayfası, sempozyum,
seminer, fotoğraf sergisi ve sanatsal etkinliklerini de içeriyor. Raporda, Jandarma Genel Komutanlığı
İstihbarat Başkanlığı logosu ile "gizli" ibaresi de bulunuyor. CÇG raporunun, "100 bin mektup" başlıklı bölümünde
köşe yazarı Gülay Göktürk'ün baskı altına alınmaya çalışıldığı anlaşılıyor. 23
Aralık 2003'te Dünden Bugün'e Tercüman Gazetesi'nde çalışan Göktürk'ün "Bizim Endişelerimiz" başlıklı makalesinden rahatsız olan CÇG, üstlerine sunduğu devre raporunda çalışmalarını detaylı bir şekilde anlatıyor. CÇG tarafından, yazıya tepki olarak, iki farklı şekilde hazırlanan 100 bin e-posta Göktürk'e gönderilmiş.
“Bizim endişelerimiz”
Yazarımız Gülay Göktürk ise aradan çok uzun zaman geçtiğini belirterek, CÇG'nin kendisine binlerce mektup gönderdiğini hatırlamadığını açıkladı. Göktürk, CÇG'nin tepkisini çeken makalesinde, "
Diyarbakır İl Jandama
Alay Komutanlığı'nın uyum yasalarıyla birlikte
Kürtçe isim alabilmek için mahkemelere gidenlerin listesini istediği ve listedekileri yakın takibe aldığını" kaleme almıştı. Makalede, olayı yasal haklarını kullanmaya çalışan vatandaşların sindirilmesi olarak nitelendiren Göktürk, TSK ile ilgili bazı endişelerinin olduğunu ifade etmişti.
CÇG’NiN PERGEL KANUNU
Raporda, hükümetin icraatlarının kamuoyuna yanlış aktarılması için köşe yazarlarının nasıl yönlendirildiği de aktarılıyor. CÇG'nin raporunda, "
Basınla irtibat ve bilgilendirme çalışmaları" kapsamında, Pergel Kanunu olarak da adlandırılan belediye mevzuatına yönelik basın bilgilendirme metninin 461
gazete köşe yazarına gönderildiği belirtiliyor. CÇG'nin yine "100 bin mektup" çalışmasında, "
Kamu Yönetimi ve Belediye mevzuatında yapılmasına çalışılan değişiklikler ve iktidarın diğer icraana ilişkin zat-ı aliniz tarafından
emekli Jandarma Genel Komutanları’na hitaben yazılan mektuplar özel kurye ile kendilerine ulaştırılmıştır" ifadeleri yer alıyor.
12 farklı yerden
Aynı çalışma kapsamında, belediye mevzuatındaki değişikliklerle
jandarmanın pasifize edilmek istendiği savunuluyor. Raporda "Üniter devlet yapısına zarar verecek girişimlere karşı AKP ve
CHP milletvekillerine yönelik hazırlanan mektuplar, milletvekillerinin e-postalarına, 2 grup halinde, 12 internet kafeden gönderilmiştir" deniliyor. BUGÜN