Soruşturmayı yürüten
savcılık, dönemin Emniyet Genel Müdürü Ağar, Özel
Harekatçı
Şahin ve Eken'i
şüpheli sıfatıyla ifadeye çağıracak. Eski
Başbakanlardan
Tansu Çiller ile eşi Özer Çiller'in de bilgisine başvuracak.
Eski
Özel Harekâtçı
Ayhan Çarkın'ın ifadeleri üzerine yeniden açılan
faili meçhuller
soruşturması,
cinayetlerin işlendiği dönemde önemli görevlerde bulunan isimlere uzanarak devam ediyor.
Susurluk ve
Ergenekon sürecinin önemli aktörlerinden eski
MİT Kontr-Terör Dairesi Başkanı
Mehmet Eymür'ün faili meçhul cinayetlerle ilgili verdiği bilgilerin ardından dönemin
kilit isimleri de ifadeye çağrılacak.
EYMÜR'LE GENİŞLEDİ
Eski MİT Kontr-Terör Daire Başkanı Mehmet Eymür, geçtiğimiz ayın sonunda Özel Yetkili
Ankara Cumhuriyet Başsavcı Vekilliği'nin yürüttüğü soruşturma kapsamında gözaltına alındı. Ankara'da
Savcı Hakan Yüksel'e yaklaşık 6 saat ifade veren Eymür, dönemin Emniyet Genel Müdürü
Mehmet Ağar, MİT Kaçakçılık Daire Başkanı
Korkut Eken ve Emniyet Özel Harekat
Başkanvekili İbrahim Şahin'le ilgili çarpıcı iddialar ortaya attı.
PARALAR AĞAR'A GİTTİ
Tarık Ümit'in göreve geldiği ilk günlerde kendisine '40 kişilik
ölüm listesi' gösterdiğini anlatan Eymür "Bazılarının üzeri çizilmişti. İnfazları vardı.
Behçet Cantürk ismi de çizilenler arasındaydı. Bunları MİT Müsteşarlığı'na
rapor ettim. Ölüm listesini bana verdiği için Ağar, Eken ve Şahin tarafından oluşturulan
ekip tarafından öldürüldü. Ümit'in kaybolmadan önce
Abdullah Çatlı tarafından sorgulandığını, Özel Harekat polisleri
Ziya Bandırmalıoğlu ve Ayhan Akça tarafından alınıp götürüldüğünü tespit ettim" dedi.
MİT'E DÖN TEKLİFİ ÖZER ÇİLLER'DEN
Eymür, ifadesinde MİT muhbiri Tarık Ümit'in de içinde bulunduğu ekip tarafından öldürülen
Savaş Buldan'ın üzerinden çıkan paraları Ağar'ın aldığını iddia etti. Kaçırılan Mehmet Ali Yaprak'tan
şantaj yoluyla alınan paranın da Ağar'a aktarıldığını ileri süren Eymür, Ömer Lütfü
Topal cinayetinin de aynı oluşum içinde yer alan
özel harekatçı polisler tarafından işlendiğini ileri sürdü. Dönemin Başbakanı
Tansu Çiller'in eşi Özer Çiller'in kendisine MİT'e dönmesi için teklifte bulunduğunu anlatan Eymür, "Hiçbir resmi sıfatı olmayan birinin bana bunları söylemesi garibime gitmişti... Özellikle Mehmet Ağar'a dikkat etmeleri gerektiğini söyledim" dedi.
SUÇLAMA ÖRGÜT YÖNETİCİLİĞİ
Eymür'ün verdiği bilgilerle soruşturmayı derinleştiren savcılığın, Mehmet Ağar, Korkut Eken ve Ergeneken sanığı İbrahim Şahin'i '
örgüt yöneticiliği'
suçlamasıyla ifadeye çağıracağı öğrenildi. Dönemin Başbakanı Tansu Çiller ve eşi Özer Çiller'in de '
tanık' sıfatıyla dinleneceği belirtildi. Ancak Tansu Çiller eski başbakan olması nedeniyle tanık olarak dinlenebilmesi için TBMM'nin izin vermesi gerekiyor.
5 yıl
hapis cezası aldı
Milletvekili olduğu dönemde yargılanamayan Mehmet Ağar'ın dosyası, yıllarca
mahkemelerin yetkisizlik kararlarıyla rafta kaldı. Ağar, 3 yıl önce '1993-96 yılları arasında silahlı örgüt kurmak, Susurluk kazasında ölen Abdullah Çatlı ile
Yaşar Öz'e
yeşil pasaport vermek' suçlamasıyla Ankara 11. Ağır
Ceza Mahkemesi'nde hakim karşısına çıkmıştı. Mahkeme, geçtiğimiz
Eylül ayında görülen 12. duruşmada Ağar'ı 5 yıl
hapis cezasına çarptırmıştı. Aynı zamanda ömür boyu kamu hizmetlerinden yararlanması da yasaklanan Ağar, bu karar üzerine avukatları aracılığıyla yaptığı açıklamada "Ben kendimden eminim ve vicdanen rahatım" demişti.
Soruşturmadaki faili meçhul cinayetler
Cem Ersever: JİTEM'in kurucularından biri olan
emekli binbaşı Ersever, özellikle
Yeşil'in adının karıştığı faili meçhul cinayetlerle ilgili verdiği bilgilerin ardından Ankara'da kaçırılıp sorgulandıktan sonra 4
Kasım 1993'te öldürüldü.
Behçet Canturk:
Kürt işadamı. PKK'ya
destek ve 1992'de
Özgür Gündem gazetesinin finansörü olmakla suçlanıyordu. 14 Ocak 1994'te kaçırılarak öldürüldü.
Ömer Lütfü Topal: Kumarhaneler kralı olarak tanınan Topal, 28 Temmuz 1996'da saat 23.30 sıralarında
İstanbul Sarıyer'de içerisinde bulunduğu 34 BTG 96 plakalı otomobilinde otomatik silahlarla taranarak öldürüldü. Özel timciler bu cinayetten yargılanıp
beraat etti.
Mehmet Sincar: DEP milletvekili Sincar, 4 Eylül 1993'te Batman'da
sokak ortasında öldürüldü.
Musa Anter: Kürt aydın Anter,
Diyarbakır'da 20 Eylül 1992'de öldürüldü.
Vedat Aydın: HEP Diyarbakır İl Baüşkanı Aydın 5 Temmuz 1991'de kaçırılarak
infaz edildi.