Bombaların kime ait olduğunu bilmediğini kaydeden
Yıldırım, "Şahsıma yönelik
terör suçu ithamında bulunulması beni çok incitti. Hayatım boyunca bu
ülke için görev yapman nedeniyle bu itham beni çok üzdü. Böyle terör suçuyla karşı karşıya gelmektense, ölmeyi
tercih ederdim" dedi.
Soruşturma kapsamında sorgulanan
Oktay Yıldırım, tutuklanmasını karar veren Nöbetçi
İstanbul 10. Ağır
Ceza Mahkemesi'nde verdiği ifadesinde hiçbir örgüte üye olmadığını söyledi.
"MUZAFFER TEKİN'E SAYGI DUYARIM"
Kuvayi Milliye Derneği adı altında şu anda onaylanmış bir derneğin olduğunu söyleyen Yıldırım, sözkonusu derneğin Atatürkçü olduğunu belirtti.
Muzaffer Tekin'i Mahmut
Öztürk sayesinde tanıdığını, çok sevdiğini ve saygı duyduğunu ifade eden Yıldırım, "Evimde yakalanan
silah bana ait beylik tabancamdır. Ruhsatlı silahımdır. Diğer bulunan
bıçak ve kasatura ile kama süs amacıyla sergilediğim eşyalardır ve hepsi
hediyedir" ifadelerini kullandı.
Kendisinin Kuvayi Milliye Derneği'nin il temsilcisi olduğunu dile getiren Yıldırım, Mersin'de silah üzerine
yemin edilmesi olayının yanlış anlaşıldığını kaydetti. "Lobiergenekon" isimli belgeyi internetten okumak için indirdiğini anlatan Yıldırım, "Halen yazıyı okumadım. Ben yazarım bu yüzden bana bu tarzda yazılar gönderilir" dedi.
Ümraniye'de bir evde yakalanan 27 adet el bombasının sahibi olduğu öne sürülen
emekli Astsubay Oktay Yıldırım'ın Nöbetçi 10.
Ağır Ceza Mahkemesi'nde verdiği ifadede suçlamaları kabul etmediği öğrenildi.
Kuvayi Milliye Derneği'nin il temsilcisi olduğunu belirten Yıldırım'ın ifadesinde, Mersin'de silah üzerine el koyulup yapılan yeminin yanlış anlaşıldığını söylediği ve "Terör örgütüne üye olmak" suçlamasıyla mahkemeye sevk edilmekten üzüntü duyduğu belirtildi. Yıldırım ayrıca terörle mücadelede görev yaptığını, hayatı boyunca ülkenin bütünlüğü için çalıştığını, böyle bir terör suçuyla karşı karşıya gelmektense ölmeyi tercih ettiğini söylediği öğrenildi.
SİLAHLAR HEDİYE
Terör örgütü üyesi olmak suçundan önceki gün tutuklanan Muzaffer Tekin'i, yine önceki gün cezaevine gönderilen Mahmut Öztürk sayesinde tanıdığını, çok saygı duyduğunu ve çok sevdiği bir insan olduğunu belirten Yıldırım verdiği ifadede, "Evimde yakalanan silah, bana ait ruhsatlı beylik tabancamdır. Bulunan kasatura, bıçak ve kama süs amaçlı eşyalarımdır. Hepsi de hediyedir" dedi.
ALİ YİĞİT'İN AVUKATI TUTUKLAMAYA İTİRAZ ETTİ
Ümraniye'de ele geçirilen bombalar ile ilgili yürütülen
soruşturma kapsamında cumartesi günü tutuklanan Ali Yiğit'in
avukatı ise müvekkilinin serbest bırakılması için
itirazda bulundu.
Avukat Mehmet Sami
Selçuk tarafından İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi'ne verilen dilekçede, Ali Yiğit'in "silahlı
terör örgütüne üye olmak", "tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurmak ve el değiştirmek" suçlarından tutuklandığı belirtildi. Yiğit'in tüm bu suçlamalara ilişkin hiçbir delilin olmadığın iddia edildiği dilekçede,
samimi beyanlarda bulunan Yiğit'in soruşturma kapsamında tutuklanan Oktay Yıldırım'ın yakalanmasını sağladığı anlatıld.
Dilekçede, müvekkil Yiğit'in
patlayıcı maddelerle ilgisinin olmadığı öne sürülerek, "Patlayıcı maddeler müvekkilimin dayısı olan Mehmet Demirtaş'ın daha önce ikamet etmiş olduğu evde bulunmuştur. Demirtaş bu evi boşalttıktan sonra müvekkilim ailesiyle birlikte 2006 Ocak ayı sonlarında bu eve taşınmış ve 2007
Nisan ayı içersinde de bu evi boşaltmıştır. Demirtaş daha sonra müvekkilime söz konusu patlayıcı maddelerin 1.5 yıldır bu evin çatısında saklandığını söylemiştir" denildi ve Yiğit'in avukatı patlayıcılardan haberi olmadığı öne sürülen Yiğit'in
görgü tanığı olduğu iddia ederek serbest bırakılması istedi.
BOMBALARI YAKALATAN YİĞİT'İN CEZAEVİNDE TEHDİT EDİLDİĞİ ÖNE SÜRÜLDÜ
Ümraniye'de bir gecekonduda 27 adet el bombasının ele geçirilmesini babası aracılığıyla
jandarmaya yaptığı ihbarla sağladığı iddia edilen Ali Yiğit'in
tutuklu bulunduğu
Bayrampaşa Cezaevi'nde emniyette ve Cumhuiryet Savcılığındaki ifadelerini değiştirmesi için emekli
astsubay Oktay Yıldırım tarafından tehdit edildiği öne sürüldü.
BOMBALARI YİĞİT'İN BABASI TESADÜFEN BULMUŞ
Ali Yiğit'in
nöbetçi mahkemeye verdiği ifadesinde , el bombalarının ele geçirildiği Ümraniye'deki gecekonduda yaklaşık bir yıldır oturduğunu, öz dayısı Mehmet Demirtaş'ın da ailesiyle misafirliğe gelip gittiğini, bu sırada Demirtaş'ın Oktay Yıldırım ile telefonla görüştüklerini söylediği belirtildi. Ali Yiğit'in, dayısı Demirtaş'ın manav dükkanında çalıştığını, Oktay Yıldırm'ı da bu manava gelip gittiği için tanığını, zaman zaman Yıldırım'ın yanında Mahmut Öztürk isimli astsubayın da geldiğini ve dayısı ile birlikte oturup konuştuklarını, kendisi yanlarına gittiğinde ise kısık sesle bir şeyler konuştuklarını ifade ettiği öğrenildi.
Babasının evin çatısında
tahta aradığı sırada
siyah poşet içindeki sandıkta el bombalarını bulduğunu anlatan Yiğit, bunların kime ait olduğunu sorduğu dayısından, Oktay Yıldırm'a ait olduğunu şeklinde
cevap aldığını anlattı. Dayısının kendisine bombalara birşey olduğu takdirde başlarının belaya gireceğini ifade ettiğini öne süren Yiğit, olaydan sonra babasının
Trabzon'a gittiğini ve oradan kendisini telefonla arayarak terör olaylarının arttığını , bu nedenle patlayıcıları yetkili yerlere ihbar etmeyi düşündüğünü söylediği , kendisinin önce engellmeye çalıştığını ancak,10-15 gün sonra ise babasını arayarak yetkililere haber vermesini istediğini, Trabzon İl Jandarma Komutanlığı'na ihbarda bulunan kişinin de babası olduğunu söylediği belirtildi.
Bombaları yakalatan kişi olmasına rağmen haksız yere tutuklandığı iddiasıyla bir üst mahkemeye itiraz ettiği öğrenilen Ali Yiğit'in tutuklu bulunduğu Bayrampaşa Cezaevi'nde emniyette ve Cumhu riyet Savcılığı'ndaki ifadelerini değiştirmesi için emekli astsubay Oktay Yıldırım tarafından tehdit edildiği öne sürüldü.
Cihan - DHA