Alper Görmüş: Ergenekon davasını, seçilmiş bir iktidarı,
seçim dışı ve gayrimeşru yollarla indirmeye kalkışmanın özü olarak düşünüyorum. Gözaltı ve tutuklamalara baktığımda iktidarı düşman olarak kodlayan ve onu alaşağı etmeyi gayrimeşru yöntemlerle gerçekleştirmeyi düşünen insanlar olduğunu değerlendiriyorum.
Etyen Mahçupyan: Bu dalgada
muvazzaf ve
emekli askerlerin öne çıkması, hukukçuların varlığı okun yaydan çıktığını gösteriyor. Artık geri dönüş yok. Ben bu kadar geniş bir dalga beklemiyordum, daha
küçük dalgalar bekliyordum. Geri adım atmayacak hukukçuları görüyoruz.
Avni Özgürel: Şöyle ya da böyle 'muhalefeti susturmak' gibi birtakım suçlamaların kimseye yarar sağlayacağını düşünmüyorum. Önceki
iddianame daha ziyade çete ve
terör örgütü gibi suçları kapsıyordu. Bu sefer doğrudan ülkenin idaresine el koymak için kurulmuş bir örgüte mensubiyet gündeme gelecek.
Ali Bayramoğlu: Açıkçası savcıların Türkiye'de ilk defa bir askerî
darbe girişimine karşı harekete geçmesi olarak görüyorum. 2007 yılında
Cumhuriyet mitingleriyle başlayan ve iddialara göre 2009'da bir darbeyle sonuçlanması düşünülen bir süreç ve Susurluk'tan kalma çeşitli dernekleri ve çeşitli yapıları içine alan örgütlenme var Türkiye'de.