CHP, yaklaşık bir yıl önce askerin iktidarı
hedef alan
bildirisini desteklemişti. Bildiri, Meclis'te
cumhurbaşkanlığı seçimi yapıldığı gün, internet sitesinden gece yarısı yayımlanmıştı. Bir gün sonra Genel Başkan Yardımcısı
Onur Öymen,
Genelkurmay'ın tespitlerinin kendi tespitleriyle aynı olduğunu söyledi. Askerin, ülkenin değerlerine sahip çıkmasının yadırganmamasını istedi. Genel Başkan Deniz
Baykal da askerin uyarı yapmak zorunda kaldığını belirtti, mevcut tablonun sorumlusu olarak AK Parti'yi gösterdi. Ancak 4
Mart'ta kara harekâtı sebebiyle benzer bir durumla karşılaşan CHP
yönetimi fikir değiştirdi. Baykal, dün 27
Nisan bildirisinden büyük üzüntü duyduğunu açıkladı. Öymen de, "Biz o zaman, 'Tasvip etmeyebilirsiniz ama askere
hakaret edemezsiniz' dedik. Bu, bildiriyi destekliyormuşuz gibi algılandı." görüşünü savundu.
CHP, Genelkurmay'ın kendilerine yönelik yayımladığı bildiriye tepkili. Genelkurmay'a sert karşılık veren Baykal, önceki gün yapılan
Merkez Yönetim Kurulu toplantısında eleştirilerini sürdürdü. Dün de CNN Türk'ün canlı yayınında görüşlerini tekrarladı. Baykal, siyasi konularda muhatabının
Genelkurmay Başkanı olmadığını vurgularken, "Ben seninle konuşmuyorum, seninle tartışmıyorum. Benim muhatabım
Başbakan, ben hükümete söylüyorum. Kimsenin araya girmek için özel bir çaba sergilemesine gerek yok." dedi.
CHP, 1970'e kadar devlet partisiydi
Terör örgütüne yönelik operasyonun kalıcı sonuçlar doğurmasını beklediklerini, ancak ABD'li yetkililerin açıklamalarının ardından operasyonun 8. günde sona erdiğine işaret etti. Bu konudaki soruları gündeme getirdiklerini ve kimsenin kendilerine 'susun' deme hakkı olmadığını kaydetti.
Baykal, Genelkurmay Başkanlığı'nın CHP'ye yönelik ilk kez böyle bir açıklama yaptığının hatırlatılması üzerine şunları dile getirdi: "CHP'nin devletin partisi olduğu ve tek parti döneminden itibaren belli bir uygulamanın içinde yer aldığı doğrudur. Ama CHP özellikle 1970'li yıllarda Ecevit'in önderliğinde köklü bir iç
tartışma yaşamıştır. CHP, Silahlı Kuvvetler ile ilişkisini normal, demokratik toplumlarda olması gereken bir noktaya çekme kararı almıştır. Bu tavır,
12 Mart Muhtırası sırasında net bir şekilde ortaya çıkmıştır, CHP,
muhtıra karşısında net bir tavır takınmıştır."
27 Nisan'a da üzülmüştüm
CHP, 27 Nisan 2007'de Genelkurmay Başkanlığı'nın hükümete yönelik bildirisini '
doğal' karşıladığı için eleştirilmişti. Bu sebeple 4 Mart'taki bildiriye tepki göstermesi çelişkili bulunmuştu. Baykal, bu hususun hatırlatılması üzerine, "O dönemde açıklamayı üzüntüyle karşıladığımı ifade etmiştim." iddiasında bulundu. Ancak Baykal, o süreçte farklı görüşleri savunmuştu. 29 Nisan'da düzenlediği basın toplantısında, "
Türkiye maalesef artık devlet kurumlarının tavır takınma ihtiyacını hissettiği, uyarı yapma gereğini duyduğu bir noktaya sürüklenmiştir. Buraya sürüklenişin sorumlusu olarak da iktidarı görüyorum." demişti. Genel Başkan Yardımcısı Öymen de Genelkurmay'ın tespitlerinin kendi tespitlerinden farklı olmadığını ileri sürmüştü. Ülkenin temel değerlerine askerin sahip çıkmasının yadırganmamasını isterken, "Cumhuriyeti biz sokakta bulmadık." ifadesini kullanmıştı. Öymen dün ise hükümete yönelik bildiriden üzüntü duyduklarını net bir şekilde ifade ettiklerini ileri sürdü. Öymen, "Biz o zaman, 'Tasvip etmeyebilirsiniz ama askere hakaret edemezsiniz' dedik. Bu, bildiriyi destekliyormuşuz gibi algılandı." şeklinde konuştu.
28 Nisan 2007
CHP Genel Başkanı
Deniz Baykal:
Türkiye, devlet kurumlarının uyarı yapma gereğini duyduğu bir noktaya sürüklenmiştir. Bunun sorumlusu iktidardır.
CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen:
Genelkurmay'ın tespitleri bizim tespitlerimizden farklı değil. Askerin ülkenin değerlerine sahip çıkması yadırganmamalı.
7 Mart 2008
Baykal: 27 Nisan'ı üzüntüyle karşılıyorum. Türkiye'nin gerilim ortamına girmesinden sevinç duymayız. Demokrasiye inanıyoruz.
Öymen: Biz o zaman, 'Tasvip etmeyebilirsiniz, ama askere hakaret edemezsiniz' dedik. Bu sözler bildiriyi destekliyormuşuz gibi algılandı.