Gariplikler devre arasında başladı ama kimse ne olduğunun farkına varamadı."
MEHMET DEMIRCAN'ın haberi
'Öyle şeyler oldu ki. Gariplikler devre arasında başladı ama kimse ne olduğunun farkına varamadı.'
Beşiktaş ile başladığı
Türkiye macerasına
Fenerbahçe ile devam etti. Süper Lig’de tam 3 kez
şampiyonluk yaşadı, diğer yıllarında da hep zirveye oynadı. Milli Marşımız’ı bizimle birlikte okudu, cenazelerde bizimle birlikte saf tuttu. “Türkiye ikinci vatanım'' dedi, gönüllerimizde taht kurdu. Şimdi Köln’ün başında ve Türkiye’den
Almanya’ya
futbolcu
ihraç ediyor. Bir başka deyişle, halen Türkiye’ye
hizmet veriyor. Yazıişleri Müdürümüz Mehmet Demircan;
Christoph Daum’la siyaseti, gelecek planlarını ve elbette futbolu konuştu. Söz, Alman futbol adamında:
Bu sezon Köln’ü 1. Lig’e çıkaracak mısınız?
Geçen sezon takımın başına geçtiğimde bu işin kolay olacağını zannediyordum. Ancak o kadar zorlukla karşılaştım, o kadar şanssızlıkla boğuştum ki... Fakat bu kulübe söz verdim; Köln
Bundesliga’ya çıkacak.
<>B>Neden Ümit ile Mondragon’u
transfer ettiniz?
Hem tecrübeliler hem de çok iyi birer profesyonel. Takıma büyük katkı sağlayacaklar. Zaten Ümit’in diğer bir hedefi, kariyerini noktaladıktan sonra Köln Akademisi’ni bitirip en yüksek
teknik adam diploması almak.
Ümit dil konusunda zorluk çeker mi?
Elbette ilk başlarda zor olacak, ancak Ümit için
antrenman tesislerine haftada 3 kez öğretmen geliyor. Ümit zaten çabuk öğrenen biri, Almanca’yı kaptı bile...
Geçen gün kendisine sordum; Ümit müde? (Ümit yoruldun mu?)
Şu cevabı verdi; Ümit nicht müde, Ümit tot! (Ümit yorulmadı, öldü!)
Alpay neden uzun süredir yok?
Yine sakatlandı! Şimdi düz koşulara başladı, yakında da hazır duruma gelecek.
Türkiye’de en çok neyi özlediniz?
Hayatı tabii ki ve de insanları... Istediğim zaman
alışveriş yapıyordum, istediğim yere gidiyordum. Istanbul, dünya standartlarının üzerinde bir
kent. Umarım ileriki yıllarda eşimle orada yaşarız.
Ama Istanbul Türkiye, Türkiye de Istanbul değil?
Doğru, güzel bir tespit bu. Zaten böyle devam ederse Istanbul’u büyük sorunlar bekliyor. Kent bu ağırlığı kaldıramayacak. Şu an 14-15 milyon kişi varsa, yakında bu 20’ye çıkacak ve altyapı, üst yapı o kalabalığı kaldıramayacak. Bu bir
tehlike. Yetkililer önlem almalı.
Türkiye’deki seçimi nasıl yorumluyorsunuz?
Demek ki Sayın
Tayyip Erdoğan bu işi iyi biliyor ve insanlar onu destekliyor. Yoksa Türkiye’de 2 kişiden 1’i aynı partiye oy verir mi?
Futbola dönelim. Türkiye’deki en büyük hayal kırıklığınız?
Tartışmasız
Denizlispor ile yaptığımız ve şampiyonluğu kaybettiğimiz maç. Kariyerimde hiç o kadar üzülmemiştim. Ancak o maçta öyle şeyler oldu ki, bunları artık konuşmak yersiz. Yani birşeyler oldu, ama kimse neyin olduğunun farkına varamadı. Zaten gariplik devre arasında başlamıştı.
Emin olun, inanılmaz büyük bir hayal kırıklığına uğradım.
Ya büyük sevinciniz?
Fenerbahçe ile yaşadığımız ilk
şampiyonluk. O şampiyonluk o kadar önemli ki benim için. Takıma bir çok
genç transfer etmiştik. Onların uyum dönemi bizi zorlayacaktı, ancak her şey istediğimiz gibi gitti ve gerçekten de bütün zorluklara rağmen o yıl, herkesin önünde bitirdik maratonu. O sezon tabii ki Pierre van
Hooijdonk’un katkısı tartışılmazdı.
Bu sezon da ligimizi takip edeceksiniz, değil mi?
Mutlaka... Zaten Murat Kuş’un (Yardımcısı) evinde
Digitürk var. Fazla masrafa gerek yok!
Bu sezon kimleri şanslı görüyorsunuz?
Açık konuşursak, kağıt üzerinde şampiyonluğun en büyük favorisi yine Fenerbahçe. Hatta bana göre bu sezon çok rahat mutlu sona ulaşacaklar. Çünkü
Galatasaray bir çok yeni isim aldı. Bir uyum süresi gerekir onlar için. Beşiktaş ise kapalı kutu.
Anadolu’dan neden şampiyon çıkmıyor sizce?
Futbolun altyapısına bakıldığında bu durum Türkiye’deki en büyük sorun bana göre. Ancak bunun değişeceğine de inanmıyorum. Çünkü para büyüklerde, bu yüzden potansiyel de onlarda.
Yabancı konusundaki görüşleriniz.
Ben hep şunu savundum; artık Türk Futbolu
Avrupa’daki yerini almalıdır. Çünkü Türkiye’de inanılmaz bir potansiyel var. Fazla
yabancının
ülke futboluna yararı da var zararı da. Bu nedenle dengeyi iyi kurmak gerekir. Ancak Türk takımların Avrupa Kupaları’nda büyük bir dezavantajı olduğu da bir gerçek. Bunun önüne geçilmeli. Fenerbahçe’nin sınırsız yabancı istemesi kadar
doğal bir şey yok...
Fanatik