Antalya'nın
Alanya ilçesinde
alkol komasına girerek
hastanelik olan 10 yaşındaki Y.A,
tedavi gördüğü hastaneden
taburcu oldu. Önceki gün
arkadaşlarıyla girdiği evden çaldığı votkayı içerek komaya giren Y.A, kaldırıldığı Alanya
Devlet Hastanesi dahiliye servisinde tedavi altına alınmıştı.
Acil serviste midesi yıkanarak yoğun bakıma alınan Y.A.'nın kan ve
idrar tahlillerinde 2.58 promil alkol tespit edilmişti. Hastane yetkilileri, ilk gün Y.A.'nın vücuduna sıvı vererek kandaki alkolün çıkmasını sağladıklarını, hastanın 1 gün yoğun bakımda tuttulduktan sonra hayati
tehlikeyi atlattığı için çocuk servisinde gözlem altına alındığını belirtti. Karaciğer ve böbreklerinde herhangi bir sorun bulmadığı belirtilen Y.A. bugün taburcu edildi.
Öte yandan
ilköğretim çağındaki bir öğrencinin komaya girecek kadar
içki ilçede şaşkınlıya neden oldu. Alanya Özel
Ufuk Anadolu Fen Lisesi Rehber Öğretmeni Ali Kayaalp, alkol ve uyuşturucu kullanımının ilköğretim seviyesine kadar düşmesinin üzüntü verici olduğunu belirtti. Son gelişmeden sonra alkolün, toplumun geleceği açısından
ümit kırıcı ve tehlikeli bir durum olduğuna dikkat çeken Kayaalp, anne ve babalara uyarılarda bulundu. Alkol, uyuşturucu ve bunların araladığı zevk ve sefanın bir zenginlik kaynağı değil, tehlike olduğuna dikkat çeken Kayaalp, "
Çocuk yaşta
bağımlılık derecesinde bu maddelerin kullanılması, bireyin temel ihtiyaçlarını karşılamak için değil, tamamen özenti, merak,
ailelerin ilgisizliği, arkadaş etkisi ve sosyal baskıdan kaynaklanıyor." dedi.
Alkolün özellikle turizm bölgelerinde çok tüketildiğine dikkat çeken Kayaalp, su gibi normal bir içecek olarak algılanmasının sakıncalı olduğunu ifade etti. İyi ve kötünün aileler tarafından ayırt edilmesi gerektiğini belirten Kayaalp, şöyle devam etti: "Çocuğun başarılı veya başarısızlığından eğitimcinin payının büyüklüğünü kabul ettiğimiz gibi, çocuğun iyi ve kötü davranış sahibi olmasında da ailenin payı büyüktür. Bu bakımdan da aile ve okullar görev ve sorumluklarını bilmeli,
işbirliği yapmalıdırlar. Özellikle
çalışan anne babalar çocuklarını yakından takip etmeli, çocuklarının evde uzun süre yalnız kalmalarına ortam hazırlamamalıdırlar. Çocuklarının davranış değişikliklerine dikkat etmeli, arkadaş çevresini tanımalıdır. Fark ettikleri zaman sert tepki göstermemeli, ikna süreci yaşamalıdırlar, gerekirse bir uzmana götürmeliler."