MUŞ (A.A) - Muş Alparslan Üniversitesi (MŞÜ) Rektörü Prof. Dr.
Nihat İnanç, ana rahminde oluşmuş bir canlıyı doğumdan önce ve doğumdan sonra
öldürme arasında hiçbir fark olmadığını söyledi.
Prof. Dr. İnanç, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kürtajın hem dini hem de
insani açıdan suç olduğunu belirtti.
Toplumsal sorunlara duyarlı olunması gerektiğini belirten İnanç, şöyle
konuştu:
Toplumun temel sorunları bazı kesimleri etkilemeyebilir. Sorunlardan
etkilenmeyen kesimin, bu bizim sorunumuz değil deme şansı yoktur. Toplumsal
sorunların, toplumsal duyarlılıkla ele alınıp çözüm bulunması gerekiyor. Şimdi
kürtaj olayının hem insani hem de dini yönü var. Dini yönde değerlendirildiğinde,
kürtaja Hristiyan dünyası da müsaade etmiyor. Bu hoş karşılanan bir davranış
değil. İnsani açıdan baktığımızda buna karşı çıkan birçok kesim var. O zaman
kürtaja neden ihtiyaç duyuluyor. İstenmeyen gebelikler 3 şekilde oluşabiliyor.
Tecavüze maruz kalındığında, gayri meşru ilişkilerde ve meşru aile hayatında
istenmeyen gebelik söz konusu olabiliyor. Ama her halükarda kürtaj dediğimiz
süreç, yani anne rahminde ceninin belirli bir seviyeye gelmesinden sonraki süreç,
tarih boyunca tartışılan bir konu olmuştur.
Çevresine zarar veren bir köpeğin öldürülmesi durumunda bile hayvan hakları
savunucularının tepki gösterdiğini belirten Rektör İnanç, zarar veren bir
canlının öldürülmesinin bile doğru karşılanmadığını ifade etti.
Doğduktan sonra çocuğunu çöpe atan veya öldüren annelerin adam öldürmekle
yargılandıklarını hatırlatan Rektör İnanç, şunları kaydetti:
Çocuk ana rahmindeyken, anne kürtaj yaptırdığında, anneye ne yaptırım
uygulanıyor. Bebeğin 10 veya 20 haftalık olması neyi değiştiriyor. İkisinin
arasındaki fark nedir- Birileri çıksın bunu açıklasın. Buna ne derseniz deyin
hiçbir şey değişmiyor. Ana rahminde canlıyı öldürmekle, bunu doğduktan iki gün
sonra öldürmek arasında ne fark var. O zaman gerçekten sorgulanması gerekiyor.
Hem insani açıdan hem de dini açıdan hiçbir komplekse girmeden toplum bunun adını
koyabilmeli.
(SY-BRN-İC)